- ANASAYFA SİYASET EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV TEKSTİL LOJİSTİK MAGAZİN SİNEMA GUNCEL SAĞLIK GASTRONOMİ GIDA SANAT KİTAP SİNEMA DÜNYA MÜZİK SPOR
Mutfakta Yangın, Milletin Gündemi Ekonomi
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda Türkiye'nin ekonomik krizinden terörle mücadeleye, Kıbrıs'tan NATO zirvesine kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özdağ, özellikle ekonomik tabloyu “Türkiye'nin gerçek gündemi” olarak nitelendirirken, iktidarın siyasi tartışmalarla halkın yaşadığı ağır ekonomik sorunların üzerini örtmeye çalıştığını söyledi.

Ümit Özdağ, “Gündemi Kayyum Tartışmalarıyla Değil, Açlık ve Yoksulluk Belirliyor”
“Kayyum Ve Mutlak Butlan Tartışmalarıyla Gündem Değiştiriliyor, Mutfakta İse Yangın Büyüyor”
Prof. Dr. Ümit Özdağ, konuşmasının en çarpıcı bölümünde Türkiye'nin gerçek gündeminin açlık, yoksulluk ve ekonomik çöküş olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Birileri kayyum, mutlak butlan ve siyasi tartışmalarla gündemi manipüle etmeye çalışırken mutfakta mutlak yangın devam ediyor."
Özdağ, 5 milyon emeklinin ve 11 milyon asgari ücretlinin açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini, yapılan maaş artışlarının vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıları ortadan kaldırmadığını ifade etti.
“Türkiye Zengin, Ama Türk Halkı Fakir”
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinde Özdağ, Türkiye'nin doğal kaynakları ve üretim gücüne rağmen halkın yoksullaştığını belirterek dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye fakir değil, Türk halkı fakir. Çünkü Türkiye'nin zenginlikleri küçük bir grup tarafından sömürülüyor. Buna son vereceğiz."
Zafer Partisi'nin hedefinin;
Planlı ekonomi, Planlı sanayileşme, Planlı tarım, Devlet Planlama Teşkilatı'nın yeniden kurulması, Üreten ve adil paylaşan Türkiye modeli olduğunu açıkladı.
24 Yılda Borç Dört Kat Arttı
Özdağ, Türkiye ekonomisinin dış borç ve faiz sarmalına sürüklendiğini belirterek çarpıcı rakamlar
paylaştı.

Dikkat çeken veriler:
Toplam kamu borcu yaklaşık 15 trilyon TL'ye ulaştı.
Türkiye'nin dış borcu 133 milyar dolardan 518,5 milyar dolara yükseldi.
Sanayinin ithalata bağımlı hale geldiği ve üretim ekonomisinin terk edildiği ifade edildi.
Özdağ, mevcut ekonomik modelin sürdürülebilir olmadığını savundu.
“Türkiye Yüzyılı Değil, Orta Sınıfın Yok Edildiği Dönem”
Özdağ, iktidarın "Türkiye Yüzyılı" vizyonunu sert sözlerle eleştirerek,
"Türkiye Yüzyılı diye ortaya koydukları tablo; açlığa mahkûm edilen emekliler, zam alamayan asgari ücretliler ve yok edilen orta sınıftır." ifadelerini kullandı.

Gaziler İçin Destek Mesajı
Zafer Partisi Genel Başkanı, Güvenpark'ta hak arayan gazilere destek verdiklerini belirterek önemli mesajlar verdi.
Özdağ,
Gaziler arasında rütbe ve tarih ayrımı yapılamayacağını, devletin bütün gazilere eşit yaklaşması gerektiğini söyledi.
Ayrıca, "AK Parti iktidarı gazilerimizin taleplerini yerine getireceğine PKK'nın taleplerini tartışıyor."
ifadeleriyle hükümeti eleştirdi.
PKK Sürecine Sert Tepki
Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri de terörle mücadele konusunda oldu.
Özdağ,
PKK'nın silah bırakmadığını
Örgütün farklı ülkelerde faaliyetlerini sürdürdüğünü
Teröristlerin pişman olmadıklarını açıkça söylediklerini
belirterek şu soruyu yöneltti:
"Teröristlerin 'Bizde pişman olmuş hal görüyor musunuz?' açıklamasına soruşturma açmıyorsunuz da Nasuh Mahruki neden tutuklanıyor?"
S-400 Ve Nato Çıkışı
Ankara'daki NATO Zirvesi'ni de değerlendiren Özdağ,
Türkiye'nin milli egemenliğinin korunması gerektiğini belirterek,
S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satılacağı yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Ayrıca, Türkiye'nin yerli hava savunma projelerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
Kıbrıs Uyarısı: "Mavi Vatan Gündemden Çıkarıldı"
Özdağ, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusunda da dikkat çekici açıklamalar yaptı.
Başlıca değerlendirmeleri:
Rum Yönetimi'nin hızla silahlandığı
ABD, Fransa ve İsrail'e askeri üsler verildiği
Birleşmiş Milletler'in yeni Kıbrıs planı üzerinde çalıştığı
Türk askerinin adadan çekilmesini öngören girişimlerin bulunduğu
iddialarına dikkat çekerek,
"Kıbrıs Türk vatanıdır. Kıbrıs Türklüktür. Kıbrıs şandır ve milli davadır."
ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi'ne Dikkat Çeken Katılımlar
Basın toplantısında siyasi arenada dikkat çeken yeni katılımlar da açıklandı.
Zafer Partisi saflarına;
Mustafa Ertekin, Prof. Dr. Bengi Başer, Nevzat Yanmaz katıldı.
Özdağ, partinin Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.
CHP'deki Yeni Parti Girişimine İlk Değerlendirme
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özdağ, CHP'de gündeme gelen yeni parti oluşumuyla ilgili,
"Sayın Özgür Özel'e başarılar diliyorum. Yeni partinin nasıl bir siyasal çizgi izleyeceğini zaman gösterecek."
değerlendirmesinde bulundu.
Gagavuz Ve Kırım Türkleri İçin Takip Mesajı
Özdağ, Gagavuz Türkleri ile Kırım Türklerinin yaşadığı gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, yeni süreçlerde kamuoyunu bilgilendireceklerini açıkladı.
“Türkiye Çaresiz Değil”
Konuşmasının sonunda Türkiye'nin ekonomik ve siyasi sorunlarının çözülebileceğini ifade eden Ümit Özdağ,
hukuk devletinin yeniden tesis edilmesi, üretim ekonomisine dönüş ve liyakat esaslı devlet yönetiminin Türkiye'nin yeniden ayağa kalkmasının temel şartları olduğunu belirtti.
"Türkiye çaresiz değildir. Üreten, planlayan, adil paylaşan ve devlet aklını yeniden inşa eden bir yönetim anlayışıyla Türkiye yeniden ayağa kalkacaktır."
yilmazparlar@yahoo.com
Kitchen in Crisis, Nation Focused on the Economy
Ümit Özdağ: "Turkey's Real Agenda Is Hunger and Poverty, Not Political Distractions"
Zafer Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ addressed a "Turkish Nation Press Conference," making strong statements on a wide range of issues, including Turkey's economic crisis, counterterrorism policies, Cyprus, and the NATO Summit.
Özdağ argued that Turkey's true national agenda is the deepening economic crisis, accusing the government of diverting public attention through political debates instead of addressing the daily struggles faced by millions of citizens.
"While Political Debates Dominate the Headlines, There Is a Fire in Every Kitchen"
One of the strongest messages of the press conference focused on the country's worsening economic conditions.
"While some are trying to manipulate the public agenda with debates over trustees, legal disputes and political engineering, there is a real fire burning in the kitchens of Turkish families."
Özdağ stated that five million retirees and eleven million minimum-wage workers are struggling below the poverty line, arguing that recent salary increases have failed to improve citizens' living standards.
"Turkey Is Rich, But the Turkish People Are Poor"
Speaking about the economy, Özdağ emphasized that Turkey possesses significant natural resources and production capacity, yet ordinary citizens continue to become poorer.
"Turkey is not a poor country. The Turkish people are poor because the country's wealth is being exploited by a small privileged group. We will put an end to this."
He outlined the Zafer Party's economic vision, which includes:
A planned economy, Planned industrialization, Planned agricultural development, Re-establishing the State Planning Organization, A productive economy based on fair distribution of national wealth
Turkey's Public Debt Has Quadrupled in 24 Years
Özdağ claimed that Turkey has become trapped in a cycle of debt and high interest rates.
According to the figures he presented:
Public debt has approached 15 trillion Turkish lira.
Turkey's external debt has increased from $133 billion to $518.5 billion.
The country's industrial sector has become increasingly dependent on imports, weakening domestic production.
He argued that the current economic model is no longer sustainable.
"Not the Century of Turkey, but the Collapse of the Middle Class"
Criticizing the government's "Century of Turkey" vision, Özdağ said:
"What they call the 'Century of Turkey' has become a period in which retirees are condemned to poverty, minimum-wage workers receive no meaningful relief, and the middle class is disappearing."
Support for Veterans
Özdağ expressed solidarity with military veterans protesting in Ankara's Güvenpark, arguing that all veterans should be treated equally regardless of rank or the period in which they served.
He also criticized the government, saying:
"Instead of fulfilling the legitimate demands of our veterans, the government is discussing the demands of the PKK terrorist organization."
Strong Criticism of the PKK Process
On counterterrorism policy, Özdağ argued that:
The PKK has not disarmed. The organization continues its activities in different countries. Its members openly declare that they are not remorseful.
He questioned why such statements receive no legal response while others face prosecution.
S-400s and the NATO Summit
Commenting on the Ankara NATO Summit, Özdağ emphasized the importance of protecting Turkey's national sovereignty.
He called for clarification regarding reports suggesting that Turkey's S-400 air defense systems could be transferred to a third country and urged the government to accelerate the development of indigenous missile defense systems.
Warning Over Cyprus
Özdağ also voiced concerns about developments in the Eastern Mediterranean.
He claimed that: The Greek Cypriot Administration is rapidly expanding its military capabilities.
Military facilities have been provided to the United States, France and Israel.
A new UN-backed Cyprus proposal is under discussion.
There are initiatives aimed at removing Turkish troops from the island.
He concluded:
"Cyprus is Turkish homeland. Cyprus represents Turkish identity, national honor and a historic responsibility."
Prominent Political Figures Join the Zafer Party
During the press conference, Özdağ announced that:
Mustafa Ertekin Prof. Dr. Bengi Başer, Nevzat Yanmaz
have officially joined the Zafer Party.
He reaffirmed that the party would continue its political struggle based on Atatürk's principles and Turkish nationalism.
Comments on the New Political Movement Within the CHP
Responding to journalists' questions regarding the newly announced political initiative led by Özgür Özel, Özdağ wished the new movement success, adding that its political direction would become clear over time.
Message on the Gagauz and Crimean Turks
Özdağ stated that the Zafer Party is closely monitoring developments affecting both the Gagauz Turks and the Crimean Turks, pledging to keep the Turkish public informed.
"Turkey Is Not Without Hope"
Concluding his speech, Özdağ argued that Turkey can overcome its economic and political challenges through:
Restoring the rule of law,
Rebuilding a productive economy,
Merit-based governance,
Strategic state planning.
He ended with the following message:
"Turkey is not without hope. With a government that produces, plans, governs fairly and rebuilds state institutions, our country can rise again."
yilmazparlar@yahoo.com
4 Eylül 2025 Perşembe
DMW-Dünya Çapında Tarihi Adımlar-Yılmz Parlar
- ANASAYFA SİYASET EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV TEKSTİL LOJİSTİK MAGAZİN SİNEMA GUNCEL SAĞLIK GASTRONOMİ GIDA SANAT KİTAP SİNEMA DÜNYA MÜZİK SPOR
DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği’nden Dünya Çapında Tarihi Adımlar
İş İnsanı Halil Sert’in Vizyoner Liderliğiyle Yeni Bir Dönem Başlıyor
Dünya diplomasisinin kalbinin attığı en önemli kuruluşlardan biri olan DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği, Prof. Giinther Meinel başkanlığında insanlığın geleceğini şekillendirecek dev projelere imza atmaya devam ediyor.

Bu büyük vizyonun en güçlü temsilcilerinden biri ise, uluslararası arenada itibarı ve girişimleriyle dikkat çeken, Başkan Yardımcısı İş İnsanı Halil Sert.
Geçtiğimiz günlerde DMW İstanbul Ofisi’nde Halil Sert’i ziyaret ederek yeni projelerini dinleme fırsatı buldum. Söylemeliyim ki, dinlediklerim yalnızca Türkiye için değil, tüm insanlık için umut verici adımlar.

İnsanlık İçin Tarihi Proje, BM Engelliler Merkezi İstanbul’da
DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği, yalnızca barışı değil, toplumsal eşitliği de önceliklendiren çalışmalara imza atıyor.
Engelli bireylerin topluma tam anlamıyla katılabilmesi için yürütülen kapsamlı çalışmaların sonucunda, İstanbul Boğazı’nda Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi kurulması kararlaştırıldı.
Bu tarihi adım, Senatör Serkan Bayram’ın öncülüğünde ve DMW’nin güçlü desteğiyle hayata geçiriliyor. Merkez, BM Kadın ve BM Çocuk kuruluşlarının yanında yer alacak ve İstanbul’u engelli bireyler için küresel bir diplomasi merkezi haline getirecek.
Bu dev vizyon, hiç kuşkusuz Halil Sert gibi duyarlı, vizyoner ve çalışkan liderlerin katkısıyla somutlaşıyor.
Londra’da Barış Kongresi, DMW’nin Gücü Dünyaya İlham Oldu
14 Şubat 2025’te Londra’da düzenlenen Barış Kongresi, uluslararası diplomaside bir dönüm noktası oldu.
DMW’nin girişimiyle hayata geçirilen kongreye, dünyanın dört bir yanından siyasetçiler, akademisyenler, diplomatlar ve barış aktivistleri katıldı.
Konferansta, Başkan Yardımcısı Halil Sert’in vizyoner katkıları öne çıktı. Silahsızlanma, barışın güçlendirilmesi, çatışmaların önlenmesi ve uluslararası kurumların etkinliği konularında yaptığı değerlendirmeler, katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü.
İngiliz hükümetinin tam destek verdiği kongre, sadece Avrupa için değil, tüm dünya için yeni bir barış manifestosu olarak tarihe geçti.

Halil Sert, Diplomasinin ve İnsanlığın Yükselen Sesi
Görüşmemde Halil Sert’in yalnızca bir iş insanı değil, aynı zamanda küresel vizyona sahip bir barış elçisi olduğunu bir kez daha gördüm.
Onun stratejik bakış açısı, diplomasiye kattığı yenilikçi çözümler ve insan odaklı yaklaşımı, DMW’nin uluslararası alanda gücünü artırıyor.
Bugün İstanbul’dan Londra’ya, Kıbrıs’tan New York’a uzanan bu büyük diplomatik ağ, Halil Sert gibi liderlerin özverili çalışmalarıyla dünyaya ilham veriyor.
Bir gazeteci olarak söylemek zorundayım;
DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği, dünya barışı ve insanlık onuru için bugün tarihe altın harflerle yazılacak bir mücadele veriyor. Ve bu mücadelenin ön saflarında yer alan Başkan Yardımcısı İş İnsanı Halil Sert, hem ülkemiz hem de dünya için gurur kaynağıdır.
İstanbul’u küresel diplomasi merkezi haline getirme hedefi, Londra’da barış için yükseltilen güçlü çağrı ve engelli bireyler için açılan yeni bir kapı...
Tüm bunlar, vizyoner liderlerin dünyayı nasıl değiştirebileceğinin en güzel kanıtıdır.
Teşekkürler DMW, Teşekkürler Halil Sert.
yilmazparlar@yahoo.com
12 Haziran 2025 Perşembe
Ümit Özdağ’dan Silivri’de Tarihi Savunma-Yılmaz Parlar
- ANASAYFA SİYASET EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV TEKSTİL LOJİSTİK MAGAZİN SİNEMA GUNCEL SAĞLIK GASTRONOMİ GIDA SANAT KİTAP SİNEMA DÜNYA MÜZİK SPOR
“Hukukun Tarafı Olarak Buradayım"
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 142 gün hücrede tutulduktan sonra çıktığı mahkemede, akademik birikimini ve devlet sadakatini anlattı: “Fiillerim hukukun bana yüklediği sorumluluklardır.”
Ümit Özdağ’dan 50 Sayfalık Savunma
“Beni Devlet Sırlarıyla Görevlendirdiniz, Şimdi Sanık Diyorsunuz”
Özdağ’dan Mahkemeye: “Cumhuriyeti Hukukla Kurduk, Öyle Savunuruz”

Kamuoyunun özgürlük beklentisiyle kilitlendiği 11 Haziran 2025 Çarşanva günü duruşmada, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Silivri Cezaevi Kampüsü Duruşma Salonu’nda yaptığı 50 sayfayı aşan kapsamlı savunmasında, hukuka, devlete ve Türk milletine bağlılığını hem tarihi örneklerle hem akademik zeminde ortaya koydu.
Savunmasına güçlü ve sarsıcı bir başlangıç yapan Özdağ, “Bugün burada mahkemenizde sanık olarak bulunmam, Anayasa ve yasalar ihlal edilerek, zor kullanılarak gerçekleştirilmiştir,” diyerek duruşmanın hukuk devleti açısından taşıdığı önemi vurguladı.
Akademiden Hücreye, Hücreden Hukuka
Savunmasının başında, 1999’da yaşadığı bir dava sürecini anlatan Özdağ, geçmişte PKK propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan bir akademik çalışmayı sahiplenişini, hukukla verdiği mücadeleyi ve sonrasında gelen beraat kararını anlattı. “Savcı, bir gün ‘yanlışlık oldu’ demişti. Bu davanın savcısı da aynı şeyi diyecek,” diyerek salonda tarihi bir benzetmeye imza attı.
Bu anekdot, yalnızca bireysel bir hatıranın aktarımı değildi; aynı zamanda bugün karşı karşıya kaldığı sürecin bir benzerine işaret eden politik bir göndermeydi.
Akademik kariyerinden güvenlik bilimlerine, terörizmle mücadeleden devlet adına yürüttüğü diplomatik görevlere dek uzanan bir yaşam çizgisi sunan Özdağ, sözlerini “Devlet sırları bana emanet edildi, taşıdım ve taşıyorum,” diyerek sürdürdü.
Tutuklama Siyasi mi?
Özdağ, Antalya’da yaptığı bir konuşmanın ardından re’sen başlatılan soruşturmayı “adli değil, siyasi” olarak tanımladı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde geçirdiği gece, savcılıktaki sorgusu sırasında başka bir dosya üzerinden yöneltilen sorular ve eş zamanlı hazırlanan iddianameler zinciri, savunmasına göre sistematik bir politik operasyonun izlerini taşıyordu.
Savunmasında yalnızca kendi sözlerine değil, Kürtçü çevrelere yakın bazı isimlerin açıklamalarına da yer veren Özdağ, “Dikkat edin, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ bile içeride” ifadelerini gündeme taşıyarak davanın doğrudan doğruya siyasi mutabakatın bir parçası olduğuna işaret etti.
“Bunlar Yabancı Düşmanlığı Değil, Milli Güvenlik Politikasıdır”
Zafer Partisi’nin göç politikalarına da değinen Özdağ, bu yaklaşımların “psikolojik yabancı düşmanlığı” değil, akademik ve güvenlik temelli bir milli duruş olduğunu belirtti:
“Cumhuriyeti hukukla kurduk. Bugün de ülkemizi hukuka aykırı şekilde savunmaya ihtiyacımız yok,” sözleriyle sığınmacı karşıtı politikalarının temelini açıkladı.
Son Söz, “Hayatım Türk Milletinin Emrindedir”
Savunmasının sonunda ise duygusal ama bir o kadar da kararlı ifadelerle salona veda etti:
“Bütün hayatımı akademik ve siyasi olarak Türk milletinin güvenliği ve refahına adadım. Binlerce öğrenci yetiştirdim. Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir ülke olsun diye çalıştım. Şimdi burada, yine o görev duygusuyla bulunuyorum.”

Özgürlüğün Eşiğinde Bir Duruşma
11 Haziran 2025 tarihi, yalnızca bir savunma metninin okunduğu değil; Türkiye'nin hukukla siyaset arasındaki çizgiyi yeniden tartıştığı bir gün oldu.
Özdağ’ın duruşmadaki sözleri, kamuda hâkim olan “özgürlüğü gerçekleşecek” umudunu pekiştirdi. Bu savunma, içerdiği tarihsel referanslarla, devlet sadakatiyle ve hukuka çağrısıyla, yalnızca mahkeme salonuna değil, demokrasi tarihine de kaydedildi.
Eğer karar, hukuk ve vicdan terazisinde tartılırsa, bu savunma bir dönüm noktası olabilir. Aksi takdirde, tıpkı geçmişte olduğu gibi, ileride biri çıkıp yine “bir yanlışlık olmuş” demek zorunda kalabilir.
yilmazparlar@yahoo.com