- ANASAYFA SİYASET EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV TEKSTİL LOJİSTİK MAGAZİN SİNEMA GUNCEL SAĞLIK GASTRONOMİ GIDA SANAT KİTAP SİNEMA DÜNYA MÜZİK SPOR
Üretim Kapasitesini Korumak Dezenflasyon Kadar Önemli
Şekib Avdagiç, Yeni dönem “sıkı para + seçici kredi + üretim desteği” üçgeninde şekilleniyor

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) Eylül 2026 Meclis Toplantısı, 10 Eylül 2026 Perşembe günü gerçekleştirilirken, toplantının gündeminde Türkiye ekonomisinin görünümü, küresel ekonomik riskler, enflasyon, üretim kapasitesi, finansmana erişim, Orta Vadeli Program (OVP) ve yapay zekâ yatırımları öne çıktı.
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomi yönetiminin artık yalnızca talebi soğutmaya değil, ekonominin üretim kapasitesini korumaya da odaklandığını belirterek, yeni dönemin yaklaşımının giderek “sıkı para + seçici kredi + üretim desteği” üçgeninde şekillendiğini söyledi.
Avdagiç, ekonomi politikasının başarısının yalnızca enflasyonun düşürülmesiyle değil, fiyat istikrarı, üretim kapasitesi ve rekabet gücü arasındaki dengenin korunmasıyla ölçüleceğini vurguladı. “Dezenflasyonun direksiyonunu bırakmadan ekonominin motorunu yeniden hızlandırmak” gerektiğine dikkat çeken Avdagiç, üretim kapasitesinin korunmasının artık dezenflasyon kadar önemli bir politika hedefi haline geldiğini ifade etti.
Yapay zekâ ekonominin merkezinde
Küresel ekonomideki gelişmelerin ortak bir noktaya işaret ettiğini belirten Avdagiç, büyüme ivmesi yakalayan ülkelerin yapay zekâya yatırım yapan ülkeler olduğunu söyledi.
Üniversitelere çağrıda bulunan Avdagiç, gelecekte yalnızca yapay zekâ uzmanlarının yetiştirilmesinin yeterli olmayacağını belirterek, farklı sektörlerde çalışan beyaz ve mavi yakalıların da yapay zekânın kullanımına ilişkin bilgi sahibi olması gerektiğini kaydetti. Bu nedenle üniversitelerin yapay zekâ konusundaki müfredatlarını geliştirmelerinin önemine dikkat çekti.
Enflasyon geriliyor ancak küresel maliyet baskıları sürüyor
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye’nin bir yandan dezenflasyon programını sürdürürken diğer yandan büyüme ve üretim kapasitesini koruma çabasını öne çıkardığını belirten Avdagiç, ağustos ayı enflasyon verilerine de değindi.
Ağustos ayında tüketici enflasyonunun aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 31,51 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Avdagiç, enflasyonun gerilemesine rağmen enerji fiyatlarındaki yükseliş ve küresel maliyet baskılarının dezenflasyon sürecinin önemli sınamalarla karşı karşıya olduğunu gösterdiğini söyledi.
Petrol fiyatları Türkiye için stratejik değişken
Petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerindeki çok yönlü etkisine dikkat çeken Avdagiç, petrolün 90-100 dolar bandında kalıcı hale gelmesinin Türkiye açısından aynı anda enflasyon, cari açık ve para politikası üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti.
Petrol fiyatlarındaki kalıcı yükselişin akaryakıt ve ulaştırma maliyetlerini artırmasının yanı sıra üretimin enerji faturasını da büyüteceğini ifade eden Avdagiç, enerji ithalatındaki artışın cari denge üzerinde olumsuz etki yaratacağını söyledi.
Avdagiç’e göre petrol fiyatı bu nedenle yalnızca bir emtia fiyatı olmaktan çıkarak Türkiye’nin enflasyonunu, cari açığını ve faiz politikasını aynı anda etkileyen stratejik bir değişkene dönüşüyor.
Finansman ve üretim desteği vurgusu
Para politikasındaki mevcut duruşa da değinen Avdagiç, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yüzde 37’lik politika faizi ile kredi büyümesine yönelik makroihtiyati sınırların finansal koşulları sıkı tutmaya devam ettiğini belirtti.
Bununla birlikte ekonomi yönetiminin üretim kapasitesini korumaya yönelik yaklaşımını önemli bulduğunu ifade eden Avdagiç, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) kaynak limitinin 750 milyar liraya çıkarılmasını, KOSGEB’in istihdam koruma desteğinin imalat sektörünün tamamına genişletilmesini, işletmelere daha uzun vadeli ve avantajlı finansman sağlanmasını ve Eximbank’ın ihracat finansman hedefinin 59 milyar dolara yükseltilmesini önemli adımlar olarak değerlendirdi.
Avdagiç ayrıca enerji maliyetlerine sürekli sübvansiyon verilmesi yerine enerji verimliliği yatırımlarının finanse edilmesi gerektiğini belirterek; yatırım, teknoloji, ihracat, Ar-Ge ve istihdamı artıran şirketlerin önceliklendirilmesi gerektiğini söyledi.
OVP’ye destek
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program’a da değinen Avdagiç, programda yer alan temel hedef ve politikaların hayata geçirilmesinin üretim ekonomisinin korunması ve yeni yatırımlar açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Avdagiç, işletmelerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, verimlilik ve teknoloji yoğun yatırımların desteklenmesi, enerji, hammadde, işgücü, makine ve lojistik maliyetlerinin azaltılması, kaynakların etkin kullanılması, nitelikli işgücünün yetiştirilmesi, sanayinin ihtiyaçlarıyla eğitim ve işgücü yapısının uyumunun güçlendirilmesi, yeni pazarlara açılım ve ihracat kapasitesinin artırılması gibi politika tercihlerini olumlu karşıladıklarını belirtti.
İstanbul kongre turizminde yükselişini sürdürüyor
İTO Meclis toplantısında İstanbul’un kongre turizmine ilişkin gelişmeler de gündeme geldi.
Şekib Avdagiç, İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu’nun (ICVB) kente kazandırdığı iki büyük uluslararası kongrenin aynı dönemde İstanbul’da gerçekleştirildiğini ve bu organizasyonlar kapsamında 12 bin 500 kişinin kentte ağırlandığını açıkladı.
33.Dünya Buiatri Kongresi ile 23. Dünya Otorinolarengoloji Baş-Boyun Cerrahisi Kongresi’nin (IFOS 2026) İstanbul ekonomisine ilk etapta 50 milyon doların üzerinde katkı sağlamasının beklendiğini belirten Avdagiç, çarpan etkisiyle bu katkının daha da artabileceğini söyledi.
İstanbul’un uluslararası kongre turizmindeki yükselişinin sürdüğünü belirten Avdagiç, kentin geçen yıl 95 uluslararası kongreye ev sahipliği yaptığını, Avrupa’da 13’üncü, dünyada ise 18’inci sıraya yükselerek son 10 yılın zirvesine çıktığını kaydetti.
Avdagiç, İstanbul’un marka değerini artırmak ve kongre ile toplantı turizmi potansiyelini geliştirmek amacıyla çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
Ekonomide yeni hedef: Dengeyi koruyarak büyümeyi hızlandırmak
İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in değerlendirmeleri, ekonomi politikalarında dezenflasyon hedefi ile üretim ve yatırım kapasitesinin korunmasının birlikte ele alınmasının önemine işaret etti.
Avdagiç’in ortaya koyduğu çerçevede önümüzdeki dönemin temel hedefi; fiyat istikrarını gözetirken üretim kapasitesini korumak, rekabet gücünü artırmak, yatırımları desteklemek ve Türkiye ekonomisinin büyüme motorunu yeniden güçlendirmek olarak öne çıkıyor.
yilmazparlar@yahoo.com
ITO September 2026 Assembly Meeting
ITO Assembly Focuses on Economy
Protecting Production Capacity Is as Important as Disinflation
Şekib Avdagiç, The new approach is taking shape around “tight monetary policy + selective credit + production support”
The September 2026 Assembly Meeting of the Istanbul Chamber of Commerce (ITO) was held on Thursday, September 10, with Türkiye’s economic outlook, global economic risks, inflation, production capacity, access to finance, the Medium-Term Program (MTP) and investments in artificial intelligence among the key topics on the agenda.
ITO President Şekib Avdagiç said economic policymakers are now focusing not only on cooling demand but also on protecting the economy’s production capacity. He stated that the new approach is increasingly taking shape around the triangle of “tight monetary policy + selective credit + production support.”
Avdagiç emphasized that the success of economic policy should not be measured solely by the decline in inflation, but by maintaining a balance between price stability, production capacity and competitiveness. He said that “accelerating the engine of the economy without giving up the steering wheel of disinflation” would be one of the most important challenges of the coming period.
Artificial intelligence at the center of the global economy
Avdagiç said developments in the global economy point to a common trend, noting that countries achieving stronger growth momentum are those investing in artificial intelligence.
Calling on universities to adapt to this transformation, Avdagiç said it would not be sufficient to train only artificial intelligence specialists. He stressed that white-collar workers across different sectors, as well as many blue-collar workers, should also acquire knowledge about the use of artificial intelligence.
He therefore called for university curricula to be further developed in the field of artificial intelligence.
Inflation is declining, but global cost pressures remain
Assessing the Turkish economy, Avdagiç said Türkiye is continuing its disinflation program while increasingly emphasizing efforts to preserve economic growth and production capacity.
Referring to the latest inflation figures, he noted that consumer inflation stood at 1.84 percent month-on-month and 31.51 percent year-on-year in August.
Although inflation is declining, Avdagiç said rising energy prices and global cost pressures clearly demonstrate the significant challenges facing the disinflation process.
Oil prices become a strategic variable for Türkiye
Avdagiç drew attention to the multifaceted pressure created by oil prices on the Turkish economy. He said that if oil prices remain in the 90-100 dollar range, they could simultaneously put pressure on inflation, the current account balance and monetary policy.
A sustained increase in oil prices would raise fuel and transportation costs while increasing the energy bill of the production sector, according to Avdagiç. Higher energy imports would also put further pressure on the current account balance.
For this reason, he described oil prices as more than simply a commodity price, saying they have become a strategic variable affecting Türkiye’s inflation, current account balance and interest-rate policy at the same time.
Emphasis on financing and production support
Commenting on monetary policy, Avdagiç said the Central Bank of the Republic of Türkiye’s 37 percent policy rate, together with macroprudential limits on credit growth, continues to keep financial conditions tight.
At the same time, he welcomed the government’s increasing focus on protecting production capacity. He described the increase in the resource limit of the Investment Commitment Advance Credit (YTAK) to 750 billion Turkish liras, the expansion of KOSGEB’s employment protection support to the entire manufacturing sector, longer-term and more advantageous financing opportunities for businesses, and the increase in Eximbank’s export financing target to 59 billion dollars as important steps.
Avdagiç also argued that, rather than continuously subsidizing energy costs, financing should be directed toward energy-efficiency investments. He said priority should be given to companies that increase investment, technology, exports, R&D and employment.
Support for the Medium-Term Program
Avdagiç also commented on the 2027-2029 Medium-Term Program announced by Vice President Cevdet Yılmaz.
He said implementation of the program’s key targets and policies would be highly important for protecting the production economy and encouraging new investments.
Avdagiç welcomed policy priorities including easier access to finance for businesses, support for productivity and technology-intensive investments, reductions in energy, raw material, labor, machinery and logistics costs, more efficient use of resources, development of qualified human capital, stronger alignment with the needs of industry, access to new markets and increased export capacity.
Istanbul continues to rise in international congress tourism
Developments in Istanbul’s congress tourism sector were also highlighted during the ITO Assembly Meeting.
Avdagiç announced that two major international congresses brought to Istanbul by the Istanbul Congress and Visitors Bureau (ICVB) were being held in the city, with a total of 12,500 international participants expected to attend.
The 33rd World Buiatrics Congress and the 23rd World Congress of Otorhinolaryngology-Head and Neck Surgery (IFOS 2026) are expected to contribute more than 50 million dollars to Istanbul’s economy initially, Avdagiç said, adding that the impact could rise further through multiplier effects.
He noted that Istanbul’s growth in international congress tourism continues. The city hosted 95 international congresses last year, rising to 13th place in Europe and 18th globally, reaching its highest ranking of the past decade.
Avdagiç said efforts would continue to strengthen Istanbul’s brand value and further develop its potential in congress and business tourism.
A new economic priority: Accelerating growth while maintaining balance
Avdagiç’s remarks at the ITO Assembly Meeting highlighted the growing importance of addressing disinflation together with the protection of production and investment capacity.
The framework outlined by the ITO president points to a central objective for the coming period: maintaining price stability while protecting production capacity, strengthening competitiveness, supporting investment and rebuilding the growth engine of the Turkish economy.
yilmazparlar@yahoo.com
24 Temmuz 2026 Cuma
Ümit Özdağ, “Gündemi Kayyum Tartışmalarıyla Değil, Açlık ve Yoksulluk Belirliyor”-Yılmaz Parlar
- ANASAYFA SİYASET EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV TEKSTİL LOJİSTİK MAGAZİN SİNEMA GUNCEL SAĞLIK GASTRONOMİ GIDA SANAT KİTAP SİNEMA DÜNYA MÜZİK SPOR
Mutfakta Yangın, Milletin Gündemi Ekonomi
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda Türkiye'nin ekonomik krizinden terörle mücadeleye, Kıbrıs'tan NATO zirvesine kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özdağ, özellikle ekonomik tabloyu “Türkiye'nin gerçek gündemi” olarak nitelendirirken, iktidarın siyasi tartışmalarla halkın yaşadığı ağır ekonomik sorunların üzerini örtmeye çalıştığını söyledi.

Ümit Özdağ, “Gündemi Kayyum Tartışmalarıyla Değil, Açlık ve Yoksulluk Belirliyor”
“Kayyum Ve Mutlak Butlan Tartışmalarıyla Gündem Değiştiriliyor, Mutfakta İse Yangın Büyüyor”
Prof. Dr. Ümit Özdağ, konuşmasının en çarpıcı bölümünde Türkiye'nin gerçek gündeminin açlık, yoksulluk ve ekonomik çöküş olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Birileri kayyum, mutlak butlan ve siyasi tartışmalarla gündemi manipüle etmeye çalışırken mutfakta mutlak yangın devam ediyor."
Özdağ, 5 milyon emeklinin ve 11 milyon asgari ücretlinin açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini, yapılan maaş artışlarının vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıları ortadan kaldırmadığını ifade etti.
“Türkiye Zengin, Ama Türk Halkı Fakir”
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinde Özdağ, Türkiye'nin doğal kaynakları ve üretim gücüne rağmen halkın yoksullaştığını belirterek dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye fakir değil, Türk halkı fakir. Çünkü Türkiye'nin zenginlikleri küçük bir grup tarafından sömürülüyor. Buna son vereceğiz."
Zafer Partisi'nin hedefinin;
Planlı ekonomi, Planlı sanayileşme, Planlı tarım, Devlet Planlama Teşkilatı'nın yeniden kurulması, Üreten ve adil paylaşan Türkiye modeli olduğunu açıkladı.
24 Yılda Borç Dört Kat Arttı
Özdağ, Türkiye ekonomisinin dış borç ve faiz sarmalına sürüklendiğini belirterek çarpıcı rakamlar
paylaştı.

Dikkat çeken veriler:
Toplam kamu borcu yaklaşık 15 trilyon TL'ye ulaştı.
Türkiye'nin dış borcu 133 milyar dolardan 518,5 milyar dolara yükseldi.
Sanayinin ithalata bağımlı hale geldiği ve üretim ekonomisinin terk edildiği ifade edildi.
Özdağ, mevcut ekonomik modelin sürdürülebilir olmadığını savundu.
“Türkiye Yüzyılı Değil, Orta Sınıfın Yok Edildiği Dönem”
Özdağ, iktidarın "Türkiye Yüzyılı" vizyonunu sert sözlerle eleştirerek,
"Türkiye Yüzyılı diye ortaya koydukları tablo; açlığa mahkûm edilen emekliler, zam alamayan asgari ücretliler ve yok edilen orta sınıftır." ifadelerini kullandı.

Gaziler İçin Destek Mesajı
Zafer Partisi Genel Başkanı, Güvenpark'ta hak arayan gazilere destek verdiklerini belirterek önemli mesajlar verdi.
Özdağ,
Gaziler arasında rütbe ve tarih ayrımı yapılamayacağını, devletin bütün gazilere eşit yaklaşması gerektiğini söyledi.
Ayrıca, "AK Parti iktidarı gazilerimizin taleplerini yerine getireceğine PKK'nın taleplerini tartışıyor."
ifadeleriyle hükümeti eleştirdi.
PKK Sürecine Sert Tepki
Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri de terörle mücadele konusunda oldu.
Özdağ,
PKK'nın silah bırakmadığını
Örgütün farklı ülkelerde faaliyetlerini sürdürdüğünü
Teröristlerin pişman olmadıklarını açıkça söylediklerini
belirterek şu soruyu yöneltti:
"Teröristlerin 'Bizde pişman olmuş hal görüyor musunuz?' açıklamasına soruşturma açmıyorsunuz da Nasuh Mahruki neden tutuklanıyor?"
S-400 Ve Nato Çıkışı
Ankara'daki NATO Zirvesi'ni de değerlendiren Özdağ,
Türkiye'nin milli egemenliğinin korunması gerektiğini belirterek,
S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satılacağı yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Ayrıca, Türkiye'nin yerli hava savunma projelerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
Kıbrıs Uyarısı: "Mavi Vatan Gündemden Çıkarıldı"
Özdağ, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusunda da dikkat çekici açıklamalar yaptı.
Başlıca değerlendirmeleri:
Rum Yönetimi'nin hızla silahlandığı
ABD, Fransa ve İsrail'e askeri üsler verildiği
Birleşmiş Milletler'in yeni Kıbrıs planı üzerinde çalıştığı
Türk askerinin adadan çekilmesini öngören girişimlerin bulunduğu
iddialarına dikkat çekerek,
"Kıbrıs Türk vatanıdır. Kıbrıs Türklüktür. Kıbrıs şandır ve milli davadır."
ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi'ne Dikkat Çeken Katılımlar
Basın toplantısında siyasi arenada dikkat çeken yeni katılımlar da açıklandı.
Zafer Partisi saflarına;
Mustafa Ertekin, Prof. Dr. Bengi Başer, Nevzat Yanmaz katıldı.
Özdağ, partinin Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.
CHP'deki Yeni Parti Girişimine İlk Değerlendirme
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özdağ, CHP'de gündeme gelen yeni parti oluşumuyla ilgili,
"Sayın Özgür Özel'e başarılar diliyorum. Yeni partinin nasıl bir siyasal çizgi izleyeceğini zaman gösterecek."
değerlendirmesinde bulundu.
Gagavuz Ve Kırım Türkleri İçin Takip Mesajı
Özdağ, Gagavuz Türkleri ile Kırım Türklerinin yaşadığı gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, yeni süreçlerde kamuoyunu bilgilendireceklerini açıkladı.
“Türkiye Çaresiz Değil”
Konuşmasının sonunda Türkiye'nin ekonomik ve siyasi sorunlarının çözülebileceğini ifade eden Ümit Özdağ,
hukuk devletinin yeniden tesis edilmesi, üretim ekonomisine dönüş ve liyakat esaslı devlet yönetiminin Türkiye'nin yeniden ayağa kalkmasının temel şartları olduğunu belirtti.
"Türkiye çaresiz değildir. Üreten, planlayan, adil paylaşan ve devlet aklını yeniden inşa eden bir yönetim anlayışıyla Türkiye yeniden ayağa kalkacaktır."
yilmazparlar@yahoo.com
Kitchen in Crisis, Nation Focused on the Economy
Ümit Özdağ: "Turkey's Real Agenda Is Hunger and Poverty, Not Political Distractions"
Zafer Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ addressed a "Turkish Nation Press Conference," making strong statements on a wide range of issues, including Turkey's economic crisis, counterterrorism policies, Cyprus, and the NATO Summit.
Özdağ argued that Turkey's true national agenda is the deepening economic crisis, accusing the government of diverting public attention through political debates instead of addressing the daily struggles faced by millions of citizens.
"While Political Debates Dominate the Headlines, There Is a Fire in Every Kitchen"
One of the strongest messages of the press conference focused on the country's worsening economic conditions.
"While some are trying to manipulate the public agenda with debates over trustees, legal disputes and political engineering, there is a real fire burning in the kitchens of Turkish families."
Özdağ stated that five million retirees and eleven million minimum-wage workers are struggling below the poverty line, arguing that recent salary increases have failed to improve citizens' living standards.
"Turkey Is Rich, But the Turkish People Are Poor"
Speaking about the economy, Özdağ emphasized that Turkey possesses significant natural resources and production capacity, yet ordinary citizens continue to become poorer.
"Turkey is not a poor country. The Turkish people are poor because the country's wealth is being exploited by a small privileged group. We will put an end to this."
He outlined the Zafer Party's economic vision, which includes:
A planned economy, Planned industrialization, Planned agricultural development, Re-establishing the State Planning Organization, A productive economy based on fair distribution of national wealth
Turkey's Public Debt Has Quadrupled in 24 Years
Özdağ claimed that Turkey has become trapped in a cycle of debt and high interest rates.
According to the figures he presented:
Public debt has approached 15 trillion Turkish lira.
Turkey's external debt has increased from $133 billion to $518.5 billion.
The country's industrial sector has become increasingly dependent on imports, weakening domestic production.
He argued that the current economic model is no longer sustainable.
"Not the Century of Turkey, but the Collapse of the Middle Class"
Criticizing the government's "Century of Turkey" vision, Özdağ said:
"What they call the 'Century of Turkey' has become a period in which retirees are condemned to poverty, minimum-wage workers receive no meaningful relief, and the middle class is disappearing."
Support for Veterans
Özdağ expressed solidarity with military veterans protesting in Ankara's Güvenpark, arguing that all veterans should be treated equally regardless of rank or the period in which they served.
He also criticized the government, saying:
"Instead of fulfilling the legitimate demands of our veterans, the government is discussing the demands of the PKK terrorist organization."
Strong Criticism of the PKK Process
On counterterrorism policy, Özdağ argued that:
The PKK has not disarmed. The organization continues its activities in different countries. Its members openly declare that they are not remorseful.
He questioned why such statements receive no legal response while others face prosecution.
S-400s and the NATO Summit
Commenting on the Ankara NATO Summit, Özdağ emphasized the importance of protecting Turkey's national sovereignty.
He called for clarification regarding reports suggesting that Turkey's S-400 air defense systems could be transferred to a third country and urged the government to accelerate the development of indigenous missile defense systems.
Warning Over Cyprus
Özdağ also voiced concerns about developments in the Eastern Mediterranean.
He claimed that: The Greek Cypriot Administration is rapidly expanding its military capabilities.
Military facilities have been provided to the United States, France and Israel.
A new UN-backed Cyprus proposal is under discussion.
There are initiatives aimed at removing Turkish troops from the island.
He concluded:
"Cyprus is Turkish homeland. Cyprus represents Turkish identity, national honor and a historic responsibility."
Prominent Political Figures Join the Zafer Party
During the press conference, Özdağ announced that:
Mustafa Ertekin Prof. Dr. Bengi Başer, Nevzat Yanmaz
have officially joined the Zafer Party.
He reaffirmed that the party would continue its political struggle based on Atatürk's principles and Turkish nationalism.
Comments on the New Political Movement Within the CHP
Responding to journalists' questions regarding the newly announced political initiative led by Özgür Özel, Özdağ wished the new movement success, adding that its political direction would become clear over time.
Message on the Gagauz and Crimean Turks
Özdağ stated that the Zafer Party is closely monitoring developments affecting both the Gagauz Turks and the Crimean Turks, pledging to keep the Turkish public informed.
"Turkey Is Not Without Hope"
Concluding his speech, Özdağ argued that Turkey can overcome its economic and political challenges through:
Restoring the rule of law,
Rebuilding a productive economy,
Merit-based governance,
Strategic state planning.
He ended with the following message:
"Turkey is not without hope. With a government that produces, plans, governs fairly and rebuilds state institutions, our country can rise again."
yilmazparlar@yahoo.com
12 Haziran 2026 Cuma
İTO Haziran 2026 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar
- ANASAYFA SİYASET EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV TEKSTİL LOJİSTİK MAGAZİN SİNEMA GUNCEL SAĞLIK GASTRONOMİ GIDA SANAT KİTAP SİNEMA DÜNYA MÜZİK SPOR
İTO Meclisinden Tarihi Vizyon
Türkiye 10 Yılda Üç Büyük Sıçrama Yapabilir
Şekib Avdagiç, “Üretim, Lojistik ve Teknolojide Yeni Bir Türkiye Doğuyor”
İstanbul Ticaret Odası’nın Haziran 2026 Meclis Toplantısı’nda konuşan Şekib Avdagiç, Türkiye'nin önümüzdeki on yıllık dönemde küresel ekonominin yükselen güçlerinden biri olmaya aday olduğunu vurgulayarak, üretim-ihracat, lojistik ve enerji-teknoloji alanlarında tarihi bir sıçrama fırsatının bulunduğunu söyledi.

Jeopolitik Avantajımızı Ekonomik Güce Dönüştürmeliyiz
Dünyanın son 30 yılın en büyük ekonomik ve jeopolitik dönüşümünden geçtiğine dikkat çeken Avdagiç, şirketlerin artık sadece düşük maliyetli üretim merkezlerini değil, güvenli, istikrarlı ve erişilebilir ülkeleri tercih ettiğini belirtti.
Avdagiç'e göre Türkiye; Avrupa'nın tedarik güvenliği arayışı, Çin+1 stratejisinin sürmesi, Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin artması nedeniyle küresel üretim ve ticaret haritasında çok daha önemli bir konuma yükseliyor.
Türkiye'nin Önündeki 3 Büyük Fırsat
- Üretim ve İhracat Üssü Olmak
Avrupa'nın tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabaları Türkiye'yi yakın üretim merkezi haline getiriyor. Güçlü sanayi altyapısı ve yetişmiş insan kaynağıyla Türkiye'nin üretim kapasitesini daha üst seviyelere taşıma imkânı bulunuyor. - Bölgesel Lojistik Merkezi Olmak
Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez-Türkiye-Avrupa bağlantılarının önem kazanması, Türkiye'yi Asya ile Avrupa arasında vazgeçilmez bir lojistik merkez haline getirebilir. Kara koridorlarının stratejik değeri her geçen gün artıyor. - Enerji ve Teknoloji Merkezi Olmak
Savunma sanayii, yenilenebilir enerji, veri merkezleri ve yüksek teknoloji yatırımları önümüzdeki dönemin yıldız sektörleri olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin bu alanlarda yapacağı yatırımlar küresel rekabet gücünü artıracak.
Yeni Teşvikler Dönüşümün Anahtarı
İTO Başkanı, yeni teşvik sisteminin Türkiye'nin üretim ve yatırım gücünü artıracak önemli bir adım olduğunu belirterek, sanayi odaklı ve ihracata dayalı büyüme modelinin daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Maliye politikaları, teşvikler ve finansman imkanlarının üretimi desteklemesi halinde Türkiye'nin yeniden şekillenen dünya ticaretinde çok daha güçlü bir konuma ulaşacağını söyledi.
Reel Sektörün En Büyük Sorunu, Yüksek Faiz
Konuşmasında iş dünyasının yaşadığı sorunlara da değinen Avdagiç, yüksek faiz ortamının reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti.
Özellikle ihracatçı firmaların yüksek finansman maliyetleri ve zayıflayan dış talep nedeniyle kârlılık baskısını daha yoğun hissettiğini ifade eden Avdagiç, üretimin ve ihracatın desteklenmesinin ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
Dünyanın İlk 10 Ekonomisi Hedefi Hayal Değil
Türkiye'nin artan jeopolitik öneminin tek başına yeterli olmadığını belirten Avdagiç, bu avantajın ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Üretken yatırımların artırılması, yüksek katma değerli sektörlerin güçlendirilmesi ve makroekonomik istikrarın korunması halinde Türkiye'nin önümüzdeki on yıl içerisinde dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesinin sürpriz olmayacağını ifade etti.
İTO Seçimleri 27 Ekim'de
Haziran Meclis Toplantısı'nda bir diğer önemli gündem maddesi ise İTO seçimleri oldu. Avdagiç, İstanbul Ticaret Odası seçimlerinin 27 Ekim 2026 tarihinde Yeşilköy'deki İstanbul Fuar Merkezi'nde yapılmasının planlandığını açıkladı. Resmî duyurunun seçim kurulu teyidinin ardından yapılacağı belirtildi.
İTO Haziran 2026 Meclis Toplantısı, Türkiye ekonomisinin geleceğine ilişkin güçlü mesajların verildiği bir platform oldu. Küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye; üretim, lojistik, enerji ve teknoloji alanlarında doğru adımları atabilirse yalnızca bölgesel bir güç değil, küresel ölçekte söz sahibi bir ekonomi haline gelebilir. İş dünyasının beklentisi ise bu tarihi fırsatların kalıcı refaha dönüştürülmesi yönünde birleşiyor.
yilmazparlar@yahoo.com
ITO June 2026 Assembly Meeting
Historic Vision from ITO Assembly
Türkiye Can Make Three Major Leaps in 10 Years
Şekib Avdagiç: "A New Türkiye is Emerging in Production, Logistics and Technology"
Speaking at the Istanbul Chamber of Commerce (ITO) June 2026 Assembly Meeting, Şekib Avdagiç emphasized that Türkiye is a candidate to become one of the rising powers of the global economy in the next decade, stating that there is a historic leap opportunity in the fields of production-exports, logistics, and energy-technology.
We Must Transform Our Geopolitical Advantage into Economic Power
Noting that the world is undergoing the biggest economic and geopolitical transformation of the last 30 years, Avdagiç stated that companies now prefer safe, stable and accessible countries, not just low-cost production centers.
According to Avdagiç, Türkiye is rising to a much more important position on the global production and trade map due to Europe's search for supply security, the continuation of the China+1 strategy, and increasing risks in the Red Sea and the Strait of Hormuz.
Türkiye's 3 Major Opportunities
- Becoming a Production and Export Hub
Europe's efforts to diversify supply chains are making Türkiye a nearshoring production center. With its strong industrial infrastructure and skilled human resources, Türkiye has the opportunity to take its production capacity to even higher levels. - Becoming a Regional Logistics Hub
The increasing importance of the Middle Corridor, the Development Road, and Gulf-Türkiye-Europe connections can make Türkiye an indispensable logistics center between Asia and Europe. The strategic value of land corridors is increasing day by day. - Becoming an Energy and Technology Hub
Defense industry, renewable energy, data centers and high-tech investments stand out as the star sectors of the upcoming period. Investments Türkiye will make in these areas will increase its global competitiveness.
New Incentives Are the Key to Transformation
The ITO President stated that the new incentive system is an important step that will increase Türkiye's production and investment power, and expressed that the industry-oriented and export-led growth model should be supported more strongly. He said that if fiscal policies, incentives and financing opportunities support production, Türkiye will reach a much stronger position in the reshaping world trade.
The Biggest Problem of the Real Sector: High Interest Rates
Also touching upon the problems experienced by the business world in his speech, Avdagiç stated that the high interest rate environment puts serious pressure on the real sector.
Stating that exporting companies feel the profitability pressure more intensely due to high financing costs and weakening external demand, Avdagiç emphasized that supporting production and exports is critical for the sustainability of economic growth.
The Goal of Top 10 Economies in the World is Not a Dream
Stating that Türkiye's increasing geopolitical importance is not enough on its own, Avdagiç said that this advantage must be transformed into economic value.
He stated that if productive investments are increased, high value-added sectors are strengthened and macroeconomic stability is maintained, it would not be surprising for Türkiye to rank among the top 10 largest economies in the world within the next decade.
ITO Elections on October 27
Another important agenda item at the June Assembly Meeting was the ITO elections. Avdagiç announced that the Istanbul Chamber of Commerce elections are planned to be held on October 27, 2026 at the Istanbul Expo Center in Yeşilköy. It was stated that the official announcement will be made after the confirmation of the election board.
The ITO June 2026 Assembly Meeting was a platform where strong messages about the future of the Turkish economy were given. In a period when global trade balances are being reshaped, if Türkiye takes the right steps in production, logistics, energy and technology, it can become not only a regional power but also an economy that has a say on a global scale. The expectation of the business world is united in turning these historic opportunities into lasting prosperity.
yilmazparlar@yahoo.com
14 Mayıs 2026 Perşembe
Avrasya Zirvesi-Muhteşem Açılış-Yılmaz Parlar
- ANASAYFA SİYASET EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM EMLAK OTOMOTİV TEKSTİL LOJİSTİK MAGAZİN SİNEMA GUNCEL SAĞLIK GASTRONOMİ GIDA SANAT KİTAP SİNEMA DÜNYA MÜZİK SPOR
Dr. Akkan Suver Liderliğinde Küresel Barış ve İş Birliği Vurgusu
"Avrasya Ekonomi Zirveleri Hür Bir Platformdur" Anlayışıyla Dünyaya Işık Tutuyor
Marmara Grubu Vakfı'nın düzenlediği 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, 11-12 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul WOW Otel & Kongre Merkezi'nde görkemli bir açılışla başladı. "Küresel Sorumluluk" ana temasıyla gerçekleştirilen zirve, dünyanın dört bir yanından devlet ve hükümet başkanları, bakanlar, büyükelçiler, Nobel ödüllü bilim insanları ve sivil toplum liderlerini bir araya getirdi.

Zirvenin açılış konuşmasını yapan Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver, küresel çapta takdir toplayan vizyoner liderliğiyle salona damgasını vurdu. Dr. Suver, konuşmasında Avrasya Ekonomi Zirveleri'nin yalnızca bir diplomatik birliktelik olmadığını, aynı zamanda "küresel aklın ve vicdanın ortak platformu" olduğunu vurguladı.
Zirvenin Önemi: Küresel Krizlere Ortak Akıl Çağrısı
Dr. Akkan Suver, açılış konuşmasında dünyanın içinde bulunduğu belirsizliklere dikkat çekerek, Orta Doğu'daki çatışmalardan Ukrayna'daki savaşa, Afrika'daki karışıklıklardan küresel ekonomik krizlere kadar her alanda ortak aklın ve diplomasinin önemine işaret etti. Suver, "Birleşmiş Milletler ortak bir şekilde anlaşamıyor. Uluslararası toplumun açık ve net bir çıkarmaya ihtiyacı var. Çıkarlarımız farklı olsa da ortak bir vicdan etrafında uzlaşmak zorundayız" dedi.

Zirveye Damga Vuran Katılımcılar ve Onur Madalyaları
Zirvenin açılışında saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından protokol mesajları okundu. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Nobel Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar'ın mesajları büyük beğeni topladı.
Açılış konuşmacıları arasında Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanıçbek Ömüraliyev, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreter Birinci Yardımcısı Doç. Dr. Merve Safa Kavakcı ve D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Sohail Mahmoud yer aldı. Yabancı konuklar adına konuşan Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Krišto da zirvenin önemine vurgu yaptı.
Marmara Grubu Vakfı tarafından bu yıl altı önemli isme Onur Madalyası takdim edildi. Madalya alanlar arasında Azerbaycan Atatürk Merkezi Başkanı Prof. Dr. Nizami Caferov, Avusturya Eski Savunma Bakanı Werner Fasslabend, Hırvatistan Eski Cumhurbaşkanı Ivo Josipović, Polonya Eski Maliye Bakanı Prof. Dr. Grzegorz W. Kolodko, Arnavutluk Eski Cumhurbaşkanı Prof. Dr. Bamir Topi ve Karadağ Eski Cumhurbaşkanı Filip Vujanović bulunuyor.

Dr. Akkan Suver,
“Avrasya Zirvesi Küresel Aklın ve Vicdanın Platformudur”
Marmara Grubu Vakfı Başkanı Akkan Suver yaptığı tarihi konuşmada zirvenin sadece diplomatik bir buluşma olmadığını vurgulayarak şu mesajı verdi:
“Avrasya Ekonomi Zirveleri yalnızca bir diplomatik birliktelik değildir; aynı zamanda küresel aklın ve vicdanın platformudur.”
Dr. Suver konuşmasında Orta Doğu’daki savaşlara, Ukrayna’daki yıkıma, Afrika’daki krizlere ve dünya genelinde derinleşen belirsizlik ortamına dikkat çekti. İnsanlığın ortak geleceğinin ancak diyalog, diplomasi ve ortak vicdanla korunabileceğini ifade etti.
29 yıldır kesintisiz sürdürülen Avrasya Ekonomi Zirveleri’nin artık küresel diplomasinin en önemli sivil platformlarından biri haline geldiğini belirten Suver, Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyanın aynı masa etrafında buluştuğunu söyledi.

Türkiye’nin Güven Veren Rolü Vurgulandı
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Yardımcısı yaptığı konuşmada Türkiye’nin kriz dönemlerinde güven veren bir ülke olduğunu ifade etti.
Küresel ticaretin belirsizlikler, korumacılık ve güven krizleriyle karşı karşıya olduğunu belirten konuşmacı, Türkiye’nin “güvenilir ortak” kimliğiyle öne çıktığını söyledi.
Yapay zekâ, dijitalleşme ve yeni ekonomik modellerin dünyayı dönüştürdüğünü belirten konuşmada; dayanıklılık, iş birliği ve diplomatik diyaloğun önemine dikkat çekildi.

İstanbul’dan Dünyaya “Barış” Çağrısı
İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen ise yaptığı konuşmada İstanbul’un tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu vurguladı.
Gözen, dünyanın giderek daha fazla çatışma ve güvensizlik ortamına sürüklendiğini ifade ederek, uluslararası kuruluşların artık daha adil ve etkili hale gelmesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” söyleminin bugün çok daha anlamlı hale geldiğini belirten Gözen, sivil toplumun uluslararası barış için daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.

.Bosna Hersek’ten Barış Mesajı
Yabancı konuklar adına konuşan Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Krišto, Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin farklı kültürleri ve devletleri aynı masa etrafında buluşturan çok önemli bir diplomasi platformu olduğunu ifade etti.

Marmara Grubu Vakfı’nın Güçlü Kadrosu Dikkat Çekti
Zirvede Marmara Grubu Vakfı’nın tecrübeli temsil heyeti ve akademik kadrosu da önemli rol üstlendi.
Marmara Grubu Vakfı Duayeni Ertuğrul Kumcuoğlu ile Marmara Grubu Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Cafer Okray zirvenin diplomatik organizasyon sürecinde öne çıkan isimler oldu.
Raportörler arasında Marmara Grubu Vakfı Akademik Konsey Başkanı Özgür Çengel, akademisyen Ali Kemal Özdemir, Marmara Grubu Vakfı Akademik Konsey Üyesi Uğur Özgöker ve Azerbaycanlı akademisyen-gazeteci Halid Niyazov yer aldı.

Gala Yemeği ve Kültürel Gösteriler
Zirve, 11 Mayıs akşamı düzenlenen görkemli gala yemeğiyle başladı. FOWPAL ve UNESCO bünyesinde faaliyet gösteren Dünya Barış ve Sevgi Federasyonu (Başkanı Nobel Barış Ödüllü Dr. Hong Tao-Tze) tarafından unutulmaz bir dans gösterimi sunuldu. İBB Müzik Grubu ise yemek boyunca Türk Sanat Müziği'nden seçkin eserleri seslendirdi.

29 Yıllık Vizyon, Barış ve Diplomasi Eğitimi
Dr. Akkan Suver, konuşmasının son bölümünde Marmara Grubu Vakfı'nın Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde yürüttüğü barış ve diplomasi eğitim programlarına da değindi. "Masrafları tamamıyla vakfımız tarafından karşılanan bu çalışmalarla binlerce gencimize diplomasi ve barış dersi veriyoruz" diyen Suver, zirvenin insanlığın ortak geleceğine umut olduğunu belirtti.

Avrasya Ekonomi Zirvesi Bir Dünya Markasına Dönüştü
29 yıldır aralıksız düzenlenen Avrasya Ekonomi Zirvesi, bugün yalnızca bir toplantı değil; uluslararası diplomasi, barış ve ortak akıl adına dünyanın saygın platformlarından biri olarak kabul ediliyor.
Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver’in liderliğinde büyüyen zirve; Türkiye’nin yumuşak gücünü, diplomatik kapasitesini ve barış vizyonunu dünyaya taşıyan en önemli organizasyonlardan biri olmayı sürdürüyor.
İstanbul’dan yükselen bu barış ve iş birliği çağrısı, dünyaya bir kez daha şu mesajı verdi:
Diyalog hâlâ mümkündür, ortak akıl hâlâ insanlığın en büyük gücüdür.
29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, iki gün boyunca küresel ekonomik kriz, güvenlik dönüşümü, demokratik kurumların dayanıklılığı, kadınların barış süreçlerindeki rolü ve iklim krizi gibi hayati başlıkları masaya yatıracak.
Marmara Grubu Vakfı ve Başkanı Dr. Akkan Suver, 29 yıldır kesintisiz sürdürdüğü bu anlamlı platformla dünya barışına hizmet etmeye devam ediyor.
yilmazparlar@yahoo.com
29th Eurasian Summit – A Magnificent Opening
Global Peace and Cooperation Emphasized Under the Leadership of Dr. Akkan Suver
“Eurasian Economic Summits Are a Free Platform”
Lighting the Way for the World Through Dialogue and Diplomacy
The 29th Eurasian Economic Summit, organized by the Marmara Group Foundation, opened with a magnificent ceremony on May 11–12, 2026, at WOW Hotel & Convention Center in Istanbul. Held under the main theme of “Global Responsibility,” the summit brought together presidents, prime ministers, ministers, ambassadors, Nobel Prize-winning scientists, academics, and civil society leaders from around the world.
Delivering the opening speech, Marmara Group Foundation President Dr. Akkan Suver left a remarkable impression on the audience with his globally respected visionary leadership. In his address, Dr. Suver emphasized that the Eurasian Economic Summits are not merely diplomatic gatherings, but also “a common platform of global wisdom and conscience.”
The Importance of the Summit: A Call for Common Wisdom Against Global Crises
In his opening remarks, Dr. Akkan Suver drew attention to the uncertainty facing the world today. From conflicts in the Middle East and the war in Ukraine to instability in Africa and global economic crises, he highlighted the urgent need for diplomacy and collective wisdom.
“The United Nations is struggling to reach common ground. The international community needs a clear and decisive direction. Even if our interests differ, we must unite around a shared conscience,” Suver stated.
Distinguished Participants and Honor Medals
Following a moment of silence and the Turkish National Anthem, protocol messages were delivered from President of Türkiye Recep Tayyip Erdoğan, President of Uzbekistan Shavkat Mirziyoyev, and Nobel Laureate Prof. Dr. Aziz Sancar.
Among the keynote speakers were the Vice President of the Turkish Exporters Assembly, Ambassador Kubanychbek Omuraliev, Secretary General of the Organization of Turkic States, Associate Professor Dr. Merve Safa Kavakcı, Deputy Secretary General of the Black Sea Economic Cooperation Organization, and Ambassador Sohail Mahmoud, Secretary General of the D-8 Organization for Economic Cooperation.
Speaking on behalf of foreign guests, Borjana Krišto, Chairwoman of the Council of Ministers of Bosnia and Herzegovina, emphasized the summit’s critical role in international diplomacy and intercultural dialogue.
This year, the Marmara Group Foundation presented Honor Medals to six distinguished international figures:
Prof. Dr. Nizami Caferov, President of the Atatürk Center of Azerbaijan
Werner Fasslabend, Former Minister of Defense of Austria
Ivo Josipović, Former President of Croatia
Prof. Dr. Grzegorz W. Kolodko, Former Finance Minister of Poland
Prof. Dr. Bamir Topi, Former President of Albania
Filip Vujanović, Former President of Montenegro
Dr. Akkan Suver:
“The Eurasian Summit Is a Platform of Global Wisdom and Conscience”
Dr. Suver stressed that the summit is far more than a diplomatic meeting:
“The Eurasian Economic Summits are not merely diplomatic gatherings; they are also a platform of global wisdom and conscience.”
He drew attention to wars in the Middle East, destruction in Ukraine, crises across Africa, and the growing atmosphere of uncertainty worldwide, emphasizing that humanity’s common future can only be protected through dialogue, diplomacy, and shared conscience.
Suver also noted that over the past 29 years, the Eurasian Economic Summits have evolved into one of the most important civil diplomacy platforms in the world, bringing together representatives from the Balkans, Central Asia, Europe, and Africa around the same table.
Türkiye’s Role as a Reliable Partner Highlighted
The Vice President of the Turkish Exporters Assembly underlined Türkiye’s role as a reliable country during times of crisis.
Referring to global trade challenges such as uncertainty, protectionism, and declining trust, he stated that Türkiye stands out as a “trusted partner” in the international arena.
The speech also highlighted the importance of resilience, cooperation, and diplomatic dialogue in an era shaped by artificial intelligence, digitalization, and new economic models.
A “Peace” Call from Istanbul to the World
Deputy Governor of Istanbul Hasan Gözen stated that Istanbul has historically been a meeting point of civilizations.
Gözen emphasized that the world is increasingly facing conflicts and insecurity and argued that international organizations must become more just and effective.
He also noted that President Recep Tayyip Erdoğan’s statement “The world is bigger than five” has become more meaningful than ever in today’s global environment.
A Peace Message from Bosnia and Herzegovina
Speaking on behalf of foreign guests, Borjana Krišto stated that the Eurasian Economic Summit serves as a vital diplomatic platform bringing together different cultures and nations around one table.
The Strong Team of the Marmara Group Foundation Drew Attention
The experienced delegation and academic team of the Marmara Group Foundation also played a significant role during the summit.
Foundation veteran Ertuğrul Kumcuoğlu and Vice President Cafer Okray stood out in the diplomatic organization process of the summit.
Among the rapporteurs were Prof. Dr. Özgür Çengel, Ali Kemal Özdemir, Uğur Özgöker, and Azerbaijani academic-journalist Halid Niyazov.
Gala Dinner and Cultural Performances
The summit began with a magnificent gala dinner on May 11. The Federation of World Peace and Love (FOWPAL), operating under UNESCO and chaired by Nobel Peace Prize laureate Dr. Hong Tao-Tze, presented an unforgettable dance performance.
The Istanbul Metropolitan Municipality Music Group performed distinguished works of Turkish Classical Music throughout the evening.
A 29-Year Vision of Peace and Diplomacy Education
In the final part of his speech, Dr. Akkan Suver also addressed the Marmara Group Foundation’s peace and diplomacy education programs conducted at universities across Türkiye.
“With programs fully funded by our foundation, we provide diplomacy and peace education to thousands of young people,” Suver stated, emphasizing that the summit represents hope for humanity’s shared future.
The Eurasian Economic Summit Has Become a Global Brand
Held uninterruptedly for 29 years, the Eurasian Economic Summit is now recognized not merely as a conference, but as one of the world’s most respected platforms for international diplomacy, peace, and collective wisdom.
Under the leadership of Dr. Akkan Suver, the summit continues to serve as one of the most important organizations carrying Türkiye’s soft power, diplomatic capacity, and vision of peace to the world.
The message rising from Istanbul once again reminded the world:
Dialogue is still possible, and common wisdom remains humanity’s greatest strength.
During the two-day summit, vital issues such as the global economic crisis, security transformation, resilience of democratic institutions, women’s role in peace processes, and the climate crisis will be discussed.
The Marmara Group Foundation and its President Dr. Akkan Suver continue to serve world peace through this meaningful platform that has endured for 29 consecutive years.
yilmazparlar@yahoo.com